Beylikdüzü Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Akbatı Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Aksaray Escort
escort
A.Yakası Escort
escort
A.Yakası Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Grup Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Anal Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
Kayaşehir Escort
escort
Yeni Escort
escort
Kayaşehir Escort
escort
Yeni Escort
escort
İstanbul Escort
escort
B.Paşa Escort
escort
Sınırsız Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
Avcılar Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Aksaray Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Kayaşehir Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Koreli Escort
escort
Avrupayak Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Eseyurt Escort
escort
Kayaşehir Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
K.Cekmece Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Anal Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
İstanbul Escort
escort
YAKIN TEMAS – 4-

YAKIN TEMAS – 4-

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Hava baskınlarını bildiren o tiz canavar düdükleri ve roket habercileri, öyle uzun bir süre hayatının bir parçası olmuştu ki artık bu tür sesleri duydu mu refleksleri hemen harekete geçi- veriyordu. O tiz zil sesi şuuraltına ulaşır ulaşmaz. Jay Thomas Doyle de uykudan uyandı, gözleri dehşet içinde fal taşı gibi açılmıştı. Sadece Seul’da. Saygon’da. Kalküta, Şam ya da Leopoldville’de mi olduğunu anlayamamanın verdiği şaşkınlıktan başka aklına ilk gelen şey siperin yerini hatırlamaya çalışmak oldu. Ama hemen biraz sonra muhteşem bir salonda...
YAKIN TEMAS – 3-

YAKIN TEMAS – 3-

YAKIN TEMAS – 3- çenelerin arkasından o eski serüvenin küçük ayrıntılarını bir bir sıralamaya başladı: Bir gece, bir sabah, bir yürüyüş, bir araba gezisi, bir mutfak, bir klüp, bir dans. bir sosisli sandviç, bir pirzo- la. bir hafif içki. bir sert içki, bir göz yaşı. bir kavga, bir öpücük, bir yer, bir yatak. Doyle artık kelimeleri yaya yaya, büyük bir güçlükle konuşuyordu ama yanıbaşında oturan Hazel için bun- lar tatlı birer melodiydi . Doyle. «Sevdiğim tek kadın sendin.» diye mırıldandı, «ama gerçeği şu dakikaya kadar anlayamamıştım.» «Şimdi anladın mı bari?»...